Yerli ve yabancı en güzel şarkıların şarkı sözleri müzik klipleri karaokeleri eşliğinde müzik dinleme keyfini sizlere sunuyoruz.

Articles by "Senai Demirci Şarkı Sözleri"

Senai Demirci - Kıl Beni Ey Namaz Şarkı Sözleri


Kıl beni ey namaz !
Çöllerden topla hücrelerimi,
Rahmetinin vahasında ağırla bu yitik kalbi.
Kıl beni ey namaz !
Secdede ruhumu yeniden fısılda bana,
Şahdamarı yakınlığından emzir bu puslu bedeni.
Kıl beni ey namaz !
Küçülsün dağlar, denizler taşsın, dağılsın kalabalıklar.
Rükû, rükû doğrult eğriliklerimi.
Kıl beni ey namaz !
İkiye bölünsün kalbim,
Ortasından çatlasın kıblenin şakağında.
Sevgilinin işaret parmağı değsin yeter ki göğsüme.
Kıl beni ey namaz !
Topla sevdalarımı kırık aynaların çatlaklarından,
Ömrüme ilikle seviçlerimi,
Firûze düşler düşür alnımın şafağına.
Kıl beni ey namaz !
Tenim İbrahim gibi ateşe düşmüşken,
Uzak tut nefsimin nemrudundan beni,
Gül kokulu serinlikler yağdır yüreğime.
***
Göz nurum ey !
Canım namaz,
Kıl beni ey !
Ömrüm namaz.
Secdene al beni de,
Gül değdir gönlüme,
Aşkına yaz beni de
Yarim namaz.


Kıl beni ey namaz !
Günahın, isyanın, nisyanın kuytusunda büyüttüğüm pişmanlığımın yüzünü yerden kaldır,
Utandırma beni,
Al karanlıklarımı,
Al karalıklarımı, Gözbebeğinde yıka.
Kıl beni ey namaz.
İnsan kıl beni.
Doğru kıl.
Duru kıl,
Diri kıl beni.
İnsan kıl bu bedeni.
Ah,
Alnımı dayadığım secdegahıma kim serpti bu incileri ?
Kim ?
Kim bu dua hammalı ellerimin yüküne ortak ?
Kim ?
Ah,
Ziyankar-ı çarık,
Ah,
Namütenahim kavrayışın yolcusu,
Ah,
İçimde biriktirdiğim yalnızlığın seyrüsefer gölgesi,
Ah.
Gitmek, gidememektir kendimden,
Amentünün arasatında bir tedirginim ben,
Aklımın köşe bucak ilticaları sevgilide kaldı,
Hangi gaflete büründü ki, ellerim sızlatıyor dokunduğu tenleri ah ?
Haydin felaha,
Haydin felaha
Haydin namaza,
Haydin kurtuluşa.
***
Göz nurum ey !
Canım namaz,
Kıl beni ey !
Ömrüm namaz.
Secdene al beni de,
Gül değdir gönlüme,
Aşkına yaz beni de
Yarim namaz.


Senai Demirci
Tüm Senai Demirci şarkı sözleri => Senai Demirci Şarkı Sözleri

Senai Demirci - Secdelerin Gölgesi Şarkı Sözleri


Nereye dönsem Senin vechin
Terkedilmisliklerin yanı başında bekler yakınlığın
Unutulmuşların elinden tutan Senin şefkatin
Yüz üstü bırakılmışların hemen yanında bulduğu yine Sensin
Senden yine Seni isterim ey errahimurrahim
Geçmiş zaman hüzünlerine teselli veren Sensin
Gelecek zaman korkularını silip süpüren yine Sensin
Doğuların hepsi Senin
Her günü bir sabah tazelediğinde gönderen Senin kudretin
Batıların hepsi Senin
Tükenişin ardından yeni huzurlar sunan
Vedaların arkasında vuslatları müjdeleyen
Her güzün kalbinde baharı hazırlayan Senin merhametin
Yıkılacak anlarımı ebediyete yaslayan Sensin
Daracık günümü sonsuzluğa komşu eyleyen Sensin
Pörsüyen tenimi, eksilen bedenimi
Sonsuz genişlikte secdelerin misafiri eyleyen Sensin
Çaresiz dudağımı, tükenen nefesimi sonsuz kelamına değdiren Sensin
Hücrelerimi bilmediğim yerlerden toplayan
Kalbime ahiret genişliği lutfeden ey Vasi
Kendimi yitirdiğim yarınlarda bana sahip çıkan
Kimliğimi kaybettiğim uykularda beni bilen
Adımı unuttuğum yoksulluklardan beni çekip alan ey Ali
Ellerim Senin lutfettiğin cennet kadar açılıyor
Beni bende bırakma
Benden sonsuz bir ben çıkar ey Vasi-ul Alim
Hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacak
O iman özgürlüğünü ver bana ey Vasi-ul Alim
Dualarımı işitmeye değer gören Semi
Seslendiremesem de gönlümdeki ıstırap ve arzuları
Keder ve ümitleri bilen Alim
Kabul buyur benden
Yalnız Sensin hakkıyla işiten
Yalnız Sensin gerçekten bilen
Hiç dile gelmez dertlerimi
Hepten ayıplanacak pişmanlıklarımı dinlemeye değer gören
Senin huzurunda hece hece çoğalmak ne güzel
Hiç ciddiye alınmaz ince sızılarımın
Hiç güç yeterilmez hasretlerimin çaresini bilen
Senin huzurunda dua dua teselli bulmak ne hoş
Ey Semi-ul Alim
Azizsin Sen, izzet sahibisin
Bize muhtaç değilsin -haşa-
İzzet Senin, bizsiz edemez değilsin -asla-
Biz olmasak da kamil sahibisin
Bizimle Konuşmamış olsan
Ne izzetin eksilir ne şanına gölge düşer
Sensin bize hakim olan Kur'an'la konuşan

Kimse bilmezdi adım
Sende saklı muradım
Beni yoklukta buladım
Ey Allahım

Aziz iken Sen rahmetinle tenezzül eyledin bize
Muhatabın seçtin, kelamını aklımızın göğüne indirdin
İçimizin gizli yollarını Kur'an'ın hikmetiyle bize gösterdin
Görünür eyledin
Sana gelen yolları yürünür eyledin
Öyle ki kur'an'da biz Sana değil
Sanki Sen bize muhtaçmışsın gibi hitap etmektesin
Hİçbir kulunu gözden çıkarmış değilsin
Herbirimizi vazgeçilmezin bilmektesin
İzzetinin makamından
Rahmetinle indirdiğin kitabını kalbimize yoldaş eyle ey Aziz-i Rahim


Senai Demirci
Tüm Senai Demirci şarkı sözleri => Senai Demirci Şarkı Sözleri

Senai Demirci - Unuttuk Şarkı Sözleri


Ne çabuk unuttuk, ne çok unuttuk…
Dünya kalınası değildi,
yeryüzünde karar kılamazdık ki.
Geldik ve nihayet dönecek değil miydik?
Şimdi hatırladığımız bu..
Ve hiç unutmayacağımız…

Ne çok unuttuk, ne çabuk unuttuk
Bizden önce gelenleri ve bizden önce gidenleri
Güzel atlara binip giden güzel insanları
Sırf ölümünü güzel eylemek için yaşayanları
Ölümünü ‘düğün gecesi' gören güzel bakışlıları
Ne çok uyuduk göklerden habersiz.
Ne çok unuttuk semaya yüz dönmeyi
Ayağımızı yere sabit belledik
Elimizdekileri sahiplendik
Değil elimizdekilerin,
elimizin bile elimizde olmadığını hatırlamak zamanı şimdi.
Çok hatırlamak ve çabuk hatırlamak zamanı.

Unuttuk;
dünya bir gölgelikti oysa
Yolcu olduğumuzu unuttuk,
yolumuzun buradan geçtiğini sadece
Sadece uğradığımızı şu dünyaya
Yükümüzü yeğni tutmayı bilemedik.
Biriktirdik, çoğalttık, artırdık ve saydık
Geriye ne kaldı?
Şimdi hatırladık
Sermayemiz yokluktu, servetimiz acizlikti
Şimdi hesapladık.

Unuttuk,
Yüzümüzde Rahmanın nakşı vardı
Gözümüzde Cemalin bakışı vardı
Gönlümüzde Bekanın aşkı vardı
Şimdi, yüzümüz yerde kaldı
Gözümüz yaşta kaldı
Gönlümüz darda kaldı
Hatırladık ve anladık ki,
Bu dünyanın ötesi vardı

Gelin, burada kalmayalım.
Yüzümüzü Rahmanın vechine döndürelim,
Gözümüzü Gufranın tecellisine çevirelim,
Gönlümüze ‘neylerse güzel eyleyen' Mevlamızın tesellisini devşirelim.

Hatırlayalım, hatırlayalım ki,
‘Hatırlamaya değer bir şey bile değil'ken
Yüze geldik, varlığa vardık, dile geldik, ışığa vardık
Kimsenin bizi bilmediği, kendimizi de bilmediğimiz
Derin bir unutuştan alındık
Hatırlandık, hatırı sayılır olduk.

Fakat ne çok unuttuk ve ne çabuk unuttuk
Unutuşun çocuğu olduğumuzu
Varlığın uçarı kuşu olduğumuzu
Kanatlarımız olduğunu,
yerde kalanlardan ve arza bağlananlardan uzakta
Kaderimiz olduğunu
Gelip gitmenin, konup göçmenin,
Ondan gelip Ona gitmenin
Ne güzel olduğunu

Hatırlayalım hatırlayalım ki
Unutuştan alınmış
ve çokça unutmuştuk

Unutmayalım ki
Hep hatırlandık, hep hatıra kaldık
İşte o zaman enkaz altından çıkarabiliriz ruhumuzu

Ve o zaman yüreğimizdeki yangın yeri
İbrahimvari bir gülşene döner

Ve biliriz ki,
Mazlumlar mahzun olmazlar
Masumlara hüzün erişmez asla
Ve korku yoktur şehidlere…


Senai Demirci
Tüm Senai Demirci şarkı sözleri => Senai Demirci Şarkı Sözleri

Senai Demirci - Kimselere Diyemem Şarkı Sözleri


Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb'im. Sen çağırınca kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum.
Vakit girince içim 'cız” etti hep. Odamdan uzaklaştım bıraktım işimi bozdum keyfimi; öylece namaza durdum. Ayak diredim 'az sonra kılsam da olur!” dedim. 'Az sonra”larım 'çok sonralar”a döndü geç kaldım geç kalmaktan utanmadım. Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna. Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım selam verdim hemen kalktım rahatladım. Oysa rahatlığı Sana borçluyum. Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana. Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana. Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana. Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin. Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin. Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.

Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim. Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm. Benden istediğini benim için istediğini bile bile huzurunda huzursuz durdum. Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım. Günümü delik deşik etmeni işimin arasına kesintiler sokmanı hayatımın ortasına duraklar koymanı uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm. 'Beni bana bırak!”larla durdum huzuruna; içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken ben seccadende belki sadece bedenimle mıhlı kaldım. Oysa Sen dileseydin dar edebilirdin zamanı bana! Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce Sana yalvartıyor olabilirdin beni. Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında günümü de işimi de uykumu da hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin. Düşmeyen bombalar kadar uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana.

İçten pazarlıktı benimkisi. Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim. Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm. Kendimi sıfırlamayı benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim. Ensemde kaderin sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim. Acelem vardı; alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden. Bütün benliğimle aşağı inemedim. İşim vardı secdemi işime zaman kazandım. Secdeye kalbimi de sığdırmaya çalışmadım. Uykum vardı secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim.

İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp rükûlarda eritemedim. Bedenim eğilirken huzurunda 'emrolunduğum gibi dosdoğru olma”nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim. 'Sırası değil!”di; 'hele dur; sonra da olur!”du. En Sevgili'ni bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alınmadım.

Sen dileseydin çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde loş ve neşesiz bir yoğun bakım odasında gözümü de gönlümü de umutsuzca çaresizce ürpertiyle korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilir din. Dileseydin yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip küçücük bir duvar kıpırtısının gölgesinde mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar düşürebilirdin.

İçten pazarlık mı denir buna? Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı. Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu. Dilime bile değdirmekten korktuğum ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte. Fısıldaması bile acı veriyor ya… Meselâ uzayınca Fatiha uzayınca sûre heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe 'bitmez şimdi bu namaz!” dediğim çok oldu. Ama içimden. Kimseler duymadı.

Bir Sen duydun beni ey Rabb'im. Sırrımı bir Sen bildin. Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler için oynarken Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun söyleyemediğimi de dile getiremediğimi de bildin. Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde bir bedenimi bıraktığım halde huzurunda kovmadın beni yakınlığında tuttun.

İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı… 'Aradan çıkarmaya çalıştığım” oldu namazı. Geçiştirdim namazı. Bir 'sorun”du çözdüm hallettim. Selam verip sonra yaşamaya başladım… Yaşamayı namazın içinde aramalıydım. Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. Bilemedim.

Kafa tuttum ayak diredim pazarlık ettim; ama Sen utandırmadın yine yine yine huzuruna aldın beni. Her secdede rahmetinle okşadın alnımı. Her rükûda 'aferinler” fısıldadın gönlüme. Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu. Yüzüme vurmadın. Azarlamadın. Aşağılamadın. Hepten umut kesmedin benden. Yok saymadın. Utandırmadın.

Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabb'im. Kimselere söylemedin. Sırdaşım Sensin bir Sana açabilirim içimi bir Senin beni ayıplamandan korkmam. Ben işte böyleyim; yine 'bana ait”lerin hesabındayım. Başka kime söyleyeyim? Başka kimin anlayışından medet umayım?


Senai Demirci
Tüm Senai Demirci şarkı sözleri => Senai Demirci Şarkı Sözleri

Senai Demirci - Üzülme Şarkı Sözleri


Üzülme!

Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.

Üzülme!

Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki...

Üzülme!

Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki... Gözden çıkarmamış olmalı seni.

Üzülme!

Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.

Üzülme!

Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki... Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.

Üzülme!

Seni bir "İşiten" var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.

Üzülme!

Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.

Üzülme!

O'nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: "Lâ tahzen, innAllahe meânâ."

Üzülme!

Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. "Rabbin sana küsmedi ki..." Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. "Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..."


Senai Demirci
Tüm Senai Demirci şarkı sözleri => Senai Demirci Şarkı Sözleri

Şarkı Sözleri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget